Loading...

Blog

Yönetici Fotoğrafları: Kurumsal İmajın Kıymeti Bilinmeyen Parçası

by Gülfidan Barış|May 16, 2016

CEO Pozu diye bir şey var…

İş dünyasında popüler dergilere röportaj veren bir yönetici olmak hoş bir şey olmalı. Başarılı olmanın, deneyimleri paylaşmanın, söyleyecek şeyleri olup da dinlemek isteyenlerle buluşmanın mutluluk veren bir yolu. Röportajın doğasında ise hoş çekilmiş fotoğraflar var. Üstelik yöneticiler sadece röportajlarda değil farklı ortamlarda da paylaşımlar yapıyorlar. Örneğin, şirket güncelerinde, internet sitesinde, yılsonu raporlarında, çalışanlarla ve halkla paylaşılan raporlarda yöneticinin mesajlarının yanı sıra fotoğrafları da oluyor. Hatta ender de olsa yazılı basın bildirilerinde de fotoğraf görmek mümkün, eğer basın bildirisi sözlü ise zaten basın kendi fotoğraflarını alıyor.

Yukarıdaki paragrafın şirket açısından ve yönetsel açıdan anlamı ise şudur: Yönetici sadece yönetsel anlama değil, aynı zamanda ikonik anlama da sahiptir. Yeri gelmişken değinelim kavram olarak ikonik = “imaj ve temsil”dir.

İkonik Yönetici

İkonik, yani imaj ve temsil anlamına sahip yönetici tanımlamasına iki açıdan bakmak mümkün. İlk açı işletmenin içidir. İşletmenin müşterileri-potansiyel müşterileri, hissedarları, çalışanları ve işletme çevresinde olup işletme ile iletişim halinde olan herkes işletmeyle bütünleşen yöneticiyi işletmeye imaj yüklemekte bir “araç”, bir “ipucu” olarak kullanır.

Hal böyle olunca da yönetici fotoğrafları işletmeye imaj yüklemede stratejik bir araca dönüşebilir. Bir fotoğrafın içine binlerce kelime, dünyalarca duygu ve zilyon düşünce sığar. Sözün özü, fotoğrafların çok güçlü bir anlatım yeteneği vardır. Portre ve Karizmatik Liderlik başlıklı yazısında Acevedo (2014) şöyle diyor:

“Lider lüks koltuğuna oturmuş, kesin bakışlarını bakana dikmiştir. Olgun ve güçlüdür. Bu portresinde serttir ve rakipleri de bunu bilir. Kendisiyle oyun oynanacak bir adam değildir. Kıyafetleri dikkatli seçilmiştir. Poz bize umut dolu bir geleceğe öncülük edecek güçlü bir adam ve karizmatik bir lideri gösterir. Bu poz tasviri çok uluslu şirketlerin CEO’larının ofis fotoğraflarının hepsi için yapılabilir.”

Şöyle bir düşündüğümüzde böyle tasvir edilebilecek bir pozun, sadece fotoğraf ile sınırlı olmadığını, fotoğrafın olmadığı çok eski dönemlere uzanan bir düşünce zincirinin çağımıza erişen uzantısı olduğunu görmek mümkün.

Günümüzde, kurumlarını ete kemiğe büründürme isteğindeki pek çok işletmenin tepe yöneticisini reklamlarında stratejik araç olarak kullandıklarını, bilerek ve planlı bir şekilde “şöhret”li yöneticiler yaratmaya çalıştıklarını gözlemlemek zor olmasa gerek. Stratejik bir “celebrity CEO” yaratılması ise şöhretlendirilecek yöneticinin, halkla ilişkiler bölümünün, basının, gazetecilerin ortaklaşa yürüttükleri bir proje gibidir. Zira Rein, Kotler ve Stroller’in (2006) ifade ettiği üzere “yüksek görünürlük kıymetli bir şey haline gelmiştir”.

Yazımın hazırlıklarında yönetici fotoğrafları hakkında araştırma yaparken hayli ilginç öyküler okudum. Misal, dünyaca ünlü bir şirketin CEO’su için yapılan fotoğraf çekiminde halkla ilişkiler bölümü “yöneticimize şöyle poz verdirin, böyle çekim yapın” diyerek fotoğraf sanatçısını hayli bunaltmış. Zaman zaman yöneticilerin de fotoğraf çekimlerine müdahale ettiklerini, fotoğrafçıların gönlünce fotoğraf
almasına izin vermeyip, “üzerinde çalışılmış pozlar” verdiklerine de şahit oldum. İşin aslı sonradan düşündüğümde böyle yönlendirmeler akılcı geldi. Eğer çekilen fotoğrafın, dışarıdan görenlerce eğilip bükülemeyecek, müdahale edilemeyecek şekilde işletmeyi temsil etmesi isteniyorsa müdahaleyle çekilmiş planlı bir fotoğraf en etkili iletişim aracı olabilir.

Daha önce değindiğimiz üzere, yönetici fotoğrafı, fotoğrafı görene işletme hakkında, işletmenin kültürü /ürünleri /felsefesi /sosyal-kurumsal yapısı ve hatta ruhu hakkında ipuçları verecektir. Örneğin, bir kitabında Stewart, şöyle diyor: “Bir lider nasıl giyinir? İletişim tarzı nedir? Bu unsurlar liderin görevini, değerini ya da gücünü ispat etmek için kullanılır mı? 21. yüzyılın çoğu kültürel liderini şirket aile fotoğrafından tanıyıp “işte bu liderdir” demek pek de mümkün değildir, çünkü onlar daha derinden liderlik ederler” (2010). Bu ifade sadece kültürel liderin nasıl olması gerektiğini değil, aynı zamanda yöneticinin fotoğraftaki duruşunu, fotoğrafın fotoğrafı görenlerce nasıl okunduğunu da anlatıyor. Lakin bu noktada benim zihnim az biraz bulanıklaşıyor. Literatür, bir yanda başarılı bir yöneticinin nasıl giyinmesi, nasıl poz vermesi gerektiği anlatırken, öte yanda başarılı yönetici-başarılı lider için farklı anlayışlar, farklı ekoller sunuyor. Literatürün bu kısmı biraz karışık. Okumak isteyene bol araştırma verisi var ve “narsistik yöneticiler” konusu en janjanlı, çok araştırılmış konu. Konunun böylesi uzantılarına girmeden, odağımızı fotoğraf konusunda tutup devam edelim.

Fotoğrafların işletmeyi ve markaları anlatması konusunda ilginç araştırmalar var. Örneğin bir araştırmada katılımcılara yöneticilerin sadece yüz ifadelerinin bulunduğu fotoğraflara bakmaları ve işletmenin karlarını-gelirlerini, kısacası işletmenin ekonomik performansını, tahmin etmeleri istenilmiş. Araştırmanın bulgusu, katılımcıların işletmenin performansını fotoğraftan çıkarsamada çok isabetli olduklarını göstermiş (Rule ve Ambady, 2008). Sözün özü yönetici fotoğrafları çok şey anlatıyor, doğru şeyler anlatıyor. Bence tüm bu bulgular işletmeler için bir fırsatı işaret ediyor. Bu fırsatın en yalın ve her işletme tarafından kullanılabilir çıkarımı yönetici fotoğraflarının “fotoğrafçı geldi haydi şipşak” türünden değil, planlı ve üzerinde çalışılmış işler olması gerekliliği.

steve

İkonik Yöneticilerden İkonik Pozlar

İkonik anlamda yöneticinin ikinci açısı ise yöneticinin kendisidir. Yöneticinin kişiliği, kendini ifade etme şekli işletmeye ve markaya yansır. İşin aslı marka dediğimiz şey aslında bir yaşam tarzı, bir duruş, bir varoluş yansıtma aracı olduğu için tüketiciler, ikonik yöneticide gördükleri yaşam tarzını, duruşunu kolaylıkla markaya yansıtırlar.

Yönetici fotoğrafları konusunu yazma isteği duyduğumda ilk aklıma gelen o çok ünlü, neredeyse yumruk yaptığı elini çenesine dayadığı pozuyla Steve Jobs oldu. Pozun öyküsünü aradım ve bulduklarım fotoğrafı çekene övgüler yazsa da ben pozun çok benzerinin Jobs tarafından yıllar önce zaten verildiğini görüp, pozun poz olmadığını ve Jobs’a ait bir duruş olduğunu düşündüm. Kim bilir belki de bu yüzden aradan yıllar geçse de marka ile yöneticisini ayırmakta zorlanıyoruz.

marissaaMarissa Mayer (Yahoo), Tony Hsieh (Zappos), ve Caterina Fake’in (Flickr) pozları da dahil çok sayıda CEO fotoğrafı inceledim. Mayer ve Heish’den kendi adıma sıra dışı olarak tanımlayabileceğim pozlarla karşılaştım. Bir başka ikon Richard Branson’du. Onun fotoğraflarının büyük bir kısmında Virgin markasını sağına-soluna-arkasına aldığını gözlemledim. Markanın fotoğrafta görünmesi ve yöneticinin marka ile etkileşimdeyken çekilmiş fotoğrafları son günlerin moda yaklaşımları. Bu yaklaşım markanın gücünü yöneticiye ya da yöneticinin gücünü markaya transfer etme yolu olmalı. Branson’un nev-i şahsına münhasır olabilecek (yani trademark olabilecek) bir pozunu bulamadım, lakin fotoğrafları kişiliği gibi hayli orijinaldi. Konuyu buradan pek de orijinal olmayan, hatta geleneksel olarak tanımlayabileceğimiz CEO pozlarına bağlamak istiyorum.

Çek bir CEO pozu, Farklı Olsun

richard_branson

Fotoğraf çektirmenin zor olduğunu, insanın elini kolunu nereye koyacağını bilemediğini düşünürüm. Bunun neticesi ise bireyin kendisi gibi olmayan fotoğrafları olur. Bir kitapta “Şirket fotosuna baksanız tutucu ve azametli görülen Rosenfeld (Mondelez isimli ve pek çok bilinen gıda markasını bünyesinde tutan bir şirkettir) mülakata geldiğinde fark ettim ki aslında gayet çıtı pıtı ve aktif birisiydi” diye aktarıldığını gördüm.

İşin aslı herhangi bir fotoğraf sitesine girseniz “CEO ve poz” taramasına bir dolu ve birbirine benzer görsel geleceksiniz. Farklı olma konusunda sürekli ve her platformda arayış içindeki işletmelerin stereotip sayılabilecek yönetici fotoğrafları yerine iş alanları ile ilgili olabilecek farklı pozlar vermesi sizce de hoş olmaz mı?

Kaynaklar

B. Acevedo (2014), The Routledge Companion to Visual Organisation, s. 116- 129.
B. Stewar (2010), Cultural Leadership: The New Chemistry of Leading Differently.
N. Fleck, G. Michel ve V. Zeitoun (2014), Brand Personification through the use of spokespeople: an exploratory study of ordinary employees, CEOs and celebrities featured in advertising, Psychology and Marketing, 31:1:84-92.
N. O Rule ve N. Ambady (2008), The face of success: Inferences from CEO’s appearance predict company profits, Psychological Science, 19:2:109-111.
Rein, Kotler ve Stroller (2006), High Visibility: Transforming Your Personal and Professional Brand.
S. Quandt (2006), Sudden Impact on the Job: Top Business Leaders Reveal the Secrets to Fast Success.

2 Comments
  • 7:09 pm - May 22, 2016 / Reply

    Hocam elinize sağlık.

    Bence hiç üzerinde düşünülmemiş oldukça güzel bir konu.
    Merhum Sabancı’nın duruşu ve kişiliğiyle Sabancı Holding’e çok şey kattığını hep anlatırım.
    Fotoğraçı olsam şu CEO pozu alanında uzmanlaşmayı bile düşünebilirdim, bence o kadar ilham verici bir yazı.
    İletişimde okuyup fotoğraf çekmeyi seven veya fotoğrafçılık bölümü öğrencilerine yeni bir alan çıkıyor ortaya…

    Sevgiler,
    Mehmet

  • Gülfidan Barış
    2:27 pm - August 4, 2016 / Reply

    Kesinlikle Mehmet, ben de dedim ki keşke istekli bir master öğrencim olsa da bu konuda şahane bir tez yazsak. Şimdi tüm fotoğraflara bakıyorum ve geleneksel “bağlı kol” klasiğinden öteye gitmeyen pozlar görüyorum.

Leave A Comment