Tag

brandmap
Oynamaya yeri dar olanlara oyun önerileri Temmuz-Ağustos sayısı için hazırlık yaptığım günlerde karşılaştım, beni derinden etkileyen ve bu yazımın ana konusu üzerine ilham veren makale ile. Başlığını okur okumaz yakaladı beni. “Daha aza sahip olduğunuzda yaratmak: Kaynak kıtlığının ürünün kullanım yaratıcılığı üzerine etkisi”. Makaleyi biraz daha derinden okudum, gerçekten çok yenilikçi. Yaptığım literatür taramasında benzerine,...
Amerika’nın bilinen evlilik sitesi The Knot’un 2017’de 14.000 evli çiftin katılımıyla yaptığı araştırmaya bakılırsa bir evlenme teklifi etme sezonu var ve çiftlerin %37’si bu sezonda nişanlanmış. Sezon, Şükran günüyle Sevgililer günü arasında bir zamanlamaya sahip. Bu aylar, aile temasının zirveye çıktığı zamanlara denk geliyor. Ülkemizde nikâhların-düğünlerin genelde yaz aylarında yapıldığını bilsek de, evlilik tekliflerinin ne...
Rekabeti anlatan iyi bir metafor olabilir diyerek daldım antik devrin görkemli kahramanlarını okumaya ve anlamaya. Amacım pazarlama, marka ve rekabet üzerine bir yazıyı gladyatörlerin izlerini tarih ve sanat tarihi kitaplarında sürerek yazmaktı.  Tarihçilerin, sanat tarihçilerinin ve arkeologların üretip sunduğu bilgileri marka yönetimi için anlamlı olabilecek zeminde sunabilmeyi hayal ederek yazdım bu yazıyı. Zihnimdeki Gladyatör İmgesinden...
CEO Pozu diye bir şey var… İş dünyasında popüler dergilere röportaj veren bir yönetici olmak hoş bir şey olmalı. Başarılı olmanın, deneyimleri paylaşmanın, söyleyecek şeyleri olup da dinlemek isteyenlerle buluşmanın mutluluk veren bir yolu. Röportajın doğasında ise hoş çekilmiş fotoğraflar var. Üstelik yöneticiler sadece röportajlarda değil farklı ortamlarda da paylaşımlar yapıyorlar. Örneğin, şirket güncelerinde, internet...
Hani bazen öyle mest olursun ki, neredesin, kimsin, borcun mu var, derdin mi var, aç mısın, susuz musun? Unutursun… Spor yaparken olur, film seyrederken olur, sanatın içindeyken olur… Bazen, yazı yazarken öyle bir ruh haline girerim ki dalmış gitmişim. Sabahın üçü mü? Akşamın beşi mi? Bilmem. Dedim ya, bazen… Keşke daha sık olsa. Eminim ki...
Satın aldıkları ürünlerden, hizmetlerden, markalardan mutlu olmayan müşteriler sorunlarını işletmeye iletip çözüm bulma seçeneğini her zaman kullanmayabiliyorlar. Ya da sadece şikayet etmekle kalmıyorlar. Müşteriler; 1)  sorunu iletseler bile çözüm alamayacaklarına inanıyorlarsa, 2) işletme çalışanları ile olanı biteni konuşup mutsuzlukları ile yüzleşmek istemiyorlarsa, 3) öfkeleri bir türlü dinmiyor, yürekleri bir türlü soğumuyorsa MİSİLLEME yapabiliyorlar. Örneğin, lokantada yemekten memnun...

My New Stories